Ders Notu
Çoklu Ortam İlkeleri
Günümüzde öğretim materyallerinin büyük bir bölümü metin, görsel, ses, animasyon ve video gibi birden fazla öğeyi bir arada kullanmaktadır. Ancak çoklu ortam kullanımı her zaman öğrenmeyi artırmaz. Aksine, yanlış tasarlandığında öğrencinin zihinsel yükünü artırarak öğrenmeyi zorlaştırabilir. Richard E. Mayer’in Çoklu Ortam Öğrenme Kuramı, bu noktada öğretim materyallerinin nasıl tasarlanması gerektiğine dair önemli ilkeler sunar.
Mayer’e göre insanlar bilgiyi iki ayrı kanaldan işler: görsel-kanal (resimler, grafikler, animasyonlar) ve işitsel-kanal (konuşma, ses). Bu kanalların kapasitesi sınırlıdır ve öğrenme, öğrencinin bu bilgileri anlamlı biçimde organize edip bütünleştirmesiyle gerçekleşir. İşte çoklu ortam ilkeleri bu süreci desteklemeyi amaçlar.
1. Çoklu Ortam İlkesi
İnsanlar, yalnızca metinle sunulan içeriğe kıyasla, metin + görsel birlikte sunulduğunda daha iyi öğrenirler.
Örneğin bir sürecin sadece yazıyla anlatılması yerine, şema veya görselle desteklenmesi kavramanın daha kolay olmasını sağlar. Bu ilke, “görsel her zaman şarttır” anlamına gelmez; ancak uygun durumlarda görsel desteğin öğrenmeyi güçlendirdiğini vurgular.
2. Yakınlık İlkeleri (Uzamsal ve Zamansal Yakınlık)
İlgili metin ve görseller birbirine yakın konumlandırılmalı ve mümkünse aynı anda sunulmalıdır.
-
Metin bir sayfada, görsel başka bir sayfadaysa öğrenme zorlaşır.
-
Anlatım ile animasyon arasında uzun zaman farkı olması dikkat dağınıklığına yol açar.
Bu ilke, öğrencinin zihninde bilgi parçalarını birleştirmesini kolaylaştırır.
3. Tutarlılık İlkesi
Öğrenmeyle doğrudan ilişkisi olmayan gereksiz ses, müzik, animasyon veya görseller materyalden çıkarılmalıdır.
“Dersi eğlenceli yapalım” amacıyla eklenen ama içeriğe katkı sunmayan öğeler, bilişsel yükü artırır. Bu nedenle her eklenen unsur şu soruya cevap vermelidir:
Bu, öğrenmeye gerçekten katkı sağlıyor mu?
4. Biçimlendirme (Sinyal) İlkesi
Önemli bilgiler vurgulanmalı, öğrencinin dikkatinin nereye yönelmesi gerektiği açıkça gösterilmelidir.
-
Kalın yazı, renk, oklar, çerçeveler
-
Başlıklar ve alt başlıklar
-
Önemli noktaların görsel olarak işaretlenmesi
Bu ilke, öğrencinin gereksiz bilgiyle boğulmasını önler.
5. Modalite İlkesi
Görsel materyallerle birlikte yazılı metin yerine sesli anlatım kullanıldığında öğrenme daha etkili olabilir.
Örneğin bir animasyon izlenirken ekranda uzun metinler okumak yerine, kısa açıklamaların sesli olarak verilmesi, görsel ve işitsel kanalların dengeli kullanılmasını sağlar.
6. Gereksizlik İlkesi
Aynı bilginin hem yazılı metin hem sesli anlatım hem de görsel olarak tekrar edilmesi öğrenmeyi artırmaz; aksine zorlaştırabilir.
Animasyon + sesli anlatım varken, ekranda aynı metnin uzun uzun yazılması gereksiz bilişsel yük oluşturur. Bu nedenle tekrar değil, tamamlayıcılık esas alınmalıdır.
7. Kişiselleştirme İlkesi
Resmî ve akademik bir dil yerine, samimi ve konuşma diline yakın bir anlatım öğrenmeyi olumlu etkiler.
“Bu adımda şuna dikkat etmelisin” gibi doğrudan öğrenciye hitap eden ifadeler, öğrencinin materyalle bağ kurmasını kolaylaştırır.
Genel Değerlendirme
Mayer’in çoklu ortam ilkeleri, öğretim materyali tasarlarken “ne kadar çok teknoloji, o kadar iyi öğrenme” anlayışının doğru olmadığını açıkça gösterir. Önemli olan; doğru öğeyi, doğru yerde ve doğru biçimde kullanmaktır. Bu ilkeler dikkate alındığında, dijital materyaller öğrenmeyi zorlaştıran değil, öğrenmeyi destekleyen araçlara dönüşür.